18

Ekim

CENNETTE OKUYORUM

Bengisu Önal henüz 20 yaşında. Sahnenin tozunu erken yutanlardan. İki bölüm okuyor, çalışıyor, geziyor. Sezen Aksu’dan Sertab Erener’e, Ferhat Göçer’den Sibel Tüzün’e kadar birçok ünlü sanatçı ile birlikte çalıştı. Justin Timberlake’in orkestrası ile sahneye de çıktı.

Bengisu Önal henüz 20 yaşında. Sahnenin tozunu erken yutanlardan. İki bölüm okuyor, çalışıyor, geziyor. Sezen Aksu’dan Sertab Erener’e, Ferhat Göçer’den Sibel Tüzün’e kadar birçok ünlü sanatçı ile birlikte çalıştı. Justin Timberlake’in orkestrası ile sahneye de çıktı.

Pınar KARAHAN
pinar.karahan@hurriyet.com.tr


Müziğe ilgin nasıl başladı?

- Nasıl başladığım konusunda bir fikrim yok aslında. Sanki ben müzikle doğmuşum, o hep varmış. Hiç keşfetmem gerekmemiş ve ben büyüdükçe o da içimde büyümüş. Beni ben yapmış gibi hissediyorum. Anaokulunda öğretmenlerimin beni ve ailemi yönlendirmesi müzik kariyerim için başlangıç oldu. Fakat asıl müziği meslek olarak ciddi biçimde düşünmem ilkokuldaki iki öğretmenimin olumsuz yorumları sayesinde oldu.

BU KIZIN SESİ BİTMİŞ

Nasıl yani?

- İlkokuldaki müzik öğretmenlerimden biri anneme, “Bu kızın sesi bitmiş, artık şarkı söyleyemez” demiş. 10 yaşındaki bir çocuğun, “Şarkı söylemekten vazgeçmiyorum” diyecek bilinçte olması zor ama anƒ nem sağ olsun; vazgeçmedim!

HAYALİMİN PEŞİNDEN GİTTİM

Sonra neler oldu?
 


Televizyon ve radyo reklamınınçıngıllarından tanıdığımız Bengisu, şu anda 140 ayrı ülkeden öğrencisi bulunan ünlü müzik okulu Berklee College of Music’te vokal performans ve müzik işletmesi/menajerlik bölümlerini birlikte okuyor.

- Saint-Joseph’de liseyi okurken matematik hocam, “ikisini birden yapamazsın. Ya git konservatuvar oku ya da bu okulu bitir” demesiyle bende, “Ben ikisini de yapacağım” inadı başladı. Ailemi de ikna edebilmek için iki aşamalı üniversite sınavına girdim. Hatta bir yıl Yıldız Teknik Üniversitesi Fransızca Mütercim Tercümanlık bölümünde okudum. Sonra asıl hayalimin peşinden gittim ve kendimi Berklee’de buldum. Eğer Berklee’den sonra Türkiye’ye dönersem tercümanlık bölümünü de bitirmeyi düşünüyorum.

CENNETTE OKUYORUM

Berklee nasıl? Beklediğin gibi mi?

- Gerçekten bir cennette okuyorum. Müzisyenlerin psikolojilerini bilen, moral bozukluğunu, mutluluğunu ve ruhsal farklarımızı anlayan insanlarla çevrili bir ortamda okuyorum. Savaşların, oluşan protestoların müzik açısından değerlendirmesini yapan derslerim, jazz armonisi, klasik armoni, solfej, back vokal teknikleri, menajerlik dersleri, müzik teknolojileri dersleri, konserlerle dolu bir okulda olmak inanılmaz bir durum. Geçtiğimiz 1 yıl boyunca her sabah uyandığımda, “Allah’ım gerçekten Boston’da yaşıyorum, inanamıyorum” diyerek gittim okula. Türkiye’de gördüğümüz müzik eğitimi veren okul veya akademilerden daha farklı bir sistem ve durum var. Alışana kadar gerçekten zor bir dönem geçirdim ama akademik danışmanlar ve etrafımdaki tüm insanlar yardım için oradaydı.

İNÖNÜ STADI'NDA SAHNEYE ÇIKTIM

Yaşın çok küçük daha ama bildiğim kadarıyla birçok ünlü sanatçıyla aynı sahneyi paylaşma imkanın olmuş. Kimlerle çalıştın?
 


Bombalardan etkilendik diye okul festival yaptı

Biliyorsunuz Boston’da geçtiğimiz dönem 2 bomba patladı. Şansıma bombaların ikisi de benim oturduğum evin önünde patladı! 1 hafta evime giremedim. Bayağı Amerikan filmlerinde yaşadık o 1 hafta. Evimin önünde FBI ajanları, SWAT ekipleri... İnanılmazdı! O dönemde okul 1 hafta kapalıydı ama açılınca duygusal olarak çok etkilendik diye “Healing Festival” gibi bir panayır düzenledi. Biz konuşalım, duygularımızı paylaşalım, müzik yapıp birlik olalım diye..

- 20 yaşındayım ama profesyonel anlamda kulislerde dolanıp, sahnelerde büyülenmeye 14-15 yaşımda başladım. Ladies&Gentlemen Istanbul Müzikal Gösteri Topluluğu’nun içinde yer almam sayesinde başlayan ve kendi çabalarımla devam eden sahne hayatımda Sezen Aksu, Ferhat Göçer, Sertab Erener, Alessandro Safina, Sibel Tüzün, Melis Sökmen, Orhan Sallıel, Eser Taşkıran gibi isimlerle calışma fırsatım oldu. Kolay kolay nasip olmaz ama 18 yaşında İnönü Stadı’nda ƒ 55 bin kişinin izlediği bir konserde sahneye çıktım. 55 bin kişinin aynı anda alkışladığını, sizi izlediğini görmek ve o anları yaşamak inanılmaz… Amerika’da bulunduğum dönemde Justin Timberlake’in orkestrasıyla sahneye çıktım. Justin Timberlake’in orkestrasının üyelerinin çoğu Berklee’dendir. Benim 2010 yazında Berklee’de bulunduğum dönemde tesadüfen Justin Timberlake’in o dönemki orkestrasının davulcusu olan John Blackwell da bizim okulda öğretmendi. Onun ve ekip arkadaşlarının yanlarında sohbet etmek bile inanılmazken, ben onlarla sahneye çıkma fırsatı yakaladım.

İLKİ BİR HELVA REKLAMIYDI

Reklam cingıllarını söylemen de çok ilginç. Nasıl başladın bu işe? Ayrıca, reklamlarda sürekli kendi sesini duymak nasıl bir duygu?

- Hayatımda en tahmin etmeyeceğim ama en yapmaktan zevk aldığım iş reklam müziği söylemektir sanırım. Evde otururken, “Kim bu reklam müziklerini söyleyen insanlar?” diye bir soru geldi aklıma, araştırınca karşıma Jingle House diye bir şirket cıktı. Ulaşmak için arkadaşlarımdan yardım istedim ve derken kendilerine, “Merhaba ben Bengisu, ... biriyim, buyrun en altta da bir youtube videom. Sizinle çalışmak isterim” gibi bir e-mail attım. Ardından Ömer Ahunbay’dan bir cevap geldi, “Buyrun, gelin görüşelim” diye. İlk reklamımı 23 Nisan 2011’de söyledim, bir helva reklamıydı… Bir kere radyoda 3 reklam üst üste benim söylediğim reklamlar denk geldi. Bayağı mutlu oldum.

QUINCY JONES'LA ÇALIŞMAK İSTİYORUM

Başka hedeflerin var mı? Kendini nerede görmek istiyorsun? Kimlerle çalışmayı hayal ediyorsun?

- Benim bu hayattaki en büyük amacım tüm dünyaya bir Türk kızı neler yapabiliyor onu göstermek. Büyük düşünmek, korkmamak ve istekleri yerine getirebilecek adımlar atabilmek. Kendimi dünya yıldızlarının arasında görmek istiyorum. Özellikle prodüktör Quincy Jones’la çalışmayı ve onun prodüktörlüğünde bir albüm yapmayı çok isterim. Kendi istediğim noktaya geldikten sonra da aldığım eğitim sayesinde buradaki sanatçıları Amerika gibi büyük bir eğlence pastasına dahil etmek için menajerlik ve organizasyon alanında ilerlemek istiyorum. Umarım olur.



Zamanla benimsediler beni

Arkadaşlarımdan farklı tepkiler aldığım oluyordu. Meyve veren ağaç taşlanır durumu çok yaşadım ama zamanla kabullenip benimsediler beni. Daha doğrusu müziği gerçekten profesyonel olarak ele aldığımı görünce saygı duyup başka bakmaya başladılar. Öncelerde, “Hadi bir şarkı söylesene bize” diye başlayan sohbetler, “Konserine bilet nereden bulabiliriz” gibi sorulara dönmeye başladı.

Akbank Jamzz’de dereceye girdim

Akbank Jamzz olayı benim için son dakika golüdür. Yarışmaya katılmak için gereken form ve tüm evrakları son gün son saat teslim ettim. O sıralar ne bir eğitim, ne jazzla ilgili bir anlayış mevcut değildi bende ama bir cesaret katıldım. İyi ki katıldım. Yarışma benim için heyecanlı geçti ve dereceye girdim.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için lütfen giriş yapın

Yorumunuz alınmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.
Hukuki sorumluluklarımız gereği yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.


Filmekimi başlıyor

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Filmekimi bu yıl 28 Eylül - 6 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Vizyonda ne var?

Her bünyeye uygun olmamakla birlikte bu senenin en yaratıcı çalışmalarından biri Holy Motors bu hafta vizyona giriyor.