29 NİSAN DÜNYA DANS GÜNÜ

4/29/2016 12:31 PM

Her gece kop koplarda, eller havayalarda, ev partilerinde komşu çıldırtmacalarda nerden gelip nereye gittiğini bilmediğiniz o dansların hepsinin aslında bir tarihi, geçmişi var. Ve siz haberiniz olmasa bile bu tarihi yazan kahramanlarsınız.

Neyse abartmayalım, o kadar da değil. Ama böyle bir giriş yaptığımız yazımızda günün tarihini, anlam ve önemini anlatmamak olmaz. Bu güzel gün, Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (ITI) ve UNESCO ortağı STK Uluslararası Dans Komitesi tarafından ilk olarak 1982 yılında tanıtılmıştır. Ve her yıl 29 Nisan'da kutlanmaktadır.

Tarih, modern balenin yaratıcısı Jean-Georges Noverre'nin doğum günü anısına ITI Uluslararası Dans Komitesi tarafından belirlenmiştir. Her yıl, olağanüstü bir koreograf veya dansçı dünyada dolaşan bir mesaj vermeleri için davet edilir. Bu kişiler World Dance Alliance ve ITI Uluslararası Dans Komitesi iş birliği ile Uluslararası Dans Günü kurucu kurumu tarafından seçilir.

"Uluslararası Dans Günü Mesajı" nın hedefi tüm siyasi, kültürel ve etnik engelleri aşarak ortak dil olan Dans aracılığıyla insanları bir araya getirmek, bu sanatın evrenselliği içinde eğlenmek ve kutlamaktır.

Biz de bu özel günde üniversite arkadaş grubunuzun içinden ya da okulda gözünüze çarpan insanlardan örnekler vermek istedik…

 

EN UFAK TIKIRTIDA DANS ETMEYE HAZIR OLANLAR

Bu tür kişiler için en ufak bir müzik yeterli olur. Canlı müzik ihtiyacında bulunmazlar, telefondan açılan müzikler bile işlerine yarar. Çoğu kıvrak bir yapıya sahiptir. Ortamı hem neşelendirirler hem de kendilerinin bu rahatlıklarına çokça şaşıran arkadaşlar edinirler. Onların amacı hiçbir zaman profesyonel olmak değildir. Maksatları sadece ortamı neşelendirmektir. Ve bu görevi de başarılı bir şekilde gerçekleştirirler. Bu insanlar çoğunlukla sürekli müzik dinleyen ve her şarkıyı bilen bir zihne sahiplerdir.

 

PROFESYONEL DANS EDENLER

Küçüklüklerinden beri dansa ilgi duymuşlardır. Kurslara gitmiş, üniversitelerindeki dans kulüplerini sıkı sıkıya takip etmişlerdir. Nerede dans ile ilgili bir etkinlik, organizasyon, duyuru varsa bu kişileri orada bulabilirsiniz. En büyük zevkleri dans etmek olan bu kişiler zaten kendilerini sahnede de bolca gösterirler. Bu alanda profesyonelleşmek en büyük amaçları haline gelmiştir. Çoğu konservatuara hazırlanırken bir kısmı da meslek olarak yapmasalar da bütün hayatları boyunca kurslara devam ederler. Bu kişilerin hayatlarının her alanında dansın yeri oldukça fazladır. Üniversite hayatları boyunca da her türlü dans içeren etkinlikte kendilerini gösterirler. Böylece okulda en popüler insanlardan olmaya daha ilk kayıt gününden hak kazanırlar.

 

“DANS EDENLERİ SEVİYORUM AMA BEN EDEMİYORUM”CULAR

Düğünlerde de zorla kaldırılan kişilerin ikizlerinden bahsediyoruz. Zorla kaldırıldıktan sonra hiç oturmak istemeyenlerden. Dansa karşı olmayıp asla kendilerinde yetenek olmadığına inanan insanlardan oluşur bu grup. Hiçbir zaman uğraş vermemişlerdir, sadece yapamayacaklarını söyleyip işin içinden çıkmayı planlıyorlardır. Ortamı bozmazlar ama dans içeren etkinlik haberinin adını duydukları andan itibaren onları germeye başlar. Bu yüzden o tür organizasyonlara fazla katılmazlar. Bu tarz insanlar gece hayatını da fazla sevmezler ya da sıklıkla daha sakin mekanları tercih ederler. Böyle arkadaşlarınızı mutlu etmek istiyorsanız canlı müzik olan ama daha çok oturacağınız mekanlara götürmenizi tavsiye ederiz.

 

“BENİM DANS EDECEĞİM MEKANLAR FARKLI”CILAR

Bu kişiler dans etmeyi severler ama öyle her yerde edemezler. Onlar için dans edecekleri yerler özel ve belirlidir. Gece hayatlarında da gittikleri mekanlarda sıkça orada bulunmaları sayesinde çoğunlukla tanınırlar. Dışarı çıkmaya karar verdiğiniz zaman mekan kararını verecek olan da onlardır. Okulda ciddi gözükürler ama siz onları bir de gece dışarı çıktığınızda görün. Karşınızdaki insanın okulda tanıdığınız insanla alakası olmadığına sahit olacaksınız. Fazla hareket etmeyen, konuşmayan, gülmeyen arkadaşınız hiçbir müzikte yerine oturmayacak, siz yorulsanız o yorulmayacak. Ve sizin şaşkın suratınıza bakıp “ben aslında hep böyleyim ama çaktırmıyorum” diyecektir. Böyle kişileri tanımanız için tek bir defa beraber dışarı çıkmanız yeterli olacaktır.

 

SEVDİĞİ ÜNLÜLERDEN ÖRNEK ALANLAR

İzlediği kliplerden, hayranı olduğu sanatçılardan örnek alan kişilerden bahsediyoruz bu sefer. Her detayı izleyip daha sonrasında denediklerinde aynısını yaptıklarına inanırlar. Siz ne kadar “olmuyor bence zorlama” deseniz bile sizi katiyen dinlemezler. Taklit yetenekleri yüksek olan kişiler başarılı bir şekilde yapsalar da çoğunlukla hayaller, hayatlar durumu yaşanması kaçınılmazdır. Kendilerini sadece videolarda izlerlerse gerçekleri kabullenip bir süre hayata küsmeleri büyük bir olasılıktır. Ve maalesef bu durumda elinizden gelen bir şey olmayacaktır.

Hayatımızın hiçbir evresinde müziksiz bir yaşam düşünemediğimiz gibi danssız bir yaşam da düşünemeyiz. Sevindiğimizde, hayallerimizi gerçekleştirdiğimizde, bir başarı kazandığımızda hiç kimse olmasa bile kendi kendimize dans ederiz. Yaşamımızın arka planında sürekli bir şarkı vardır ve ruhumuz o şarkıya ayak uyduran dansları her an yapmaktadır. Bu sebeptendir ki sadece 29 Nisan değil aslında her günümüz dans günü…

Sizin de Dünya Dans Gününüz kutlu olsun…

 

 

Yorum Yaz

Yorum yazmak için lütfen giriş yapın

Yorumunuz alınmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.
Hukuki sorumluluklarımız gereği yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.



Öğrenmek istediğiniz her konu ile ilgili sorularınızı paylaşın. Başkalarının öğrenmek istediği konularda bilginiz varsa soruları cevaplayın.
MEVCUT AÇIK SORULARI CEVAPLA
Bilgini paylaş, diğerlerine yardımcı ol, en doğru cevabı ver, puan kazan.
CEVAPLANMIŞ SORULARI İNCELE
Mevcut sorulara verilmiş en doğru cevapları incele, bilgi sahibi ol.