İşin sırrı Velvele

12/20/2013 11:24 AM

Gülhan Çalışkan

gcaliskan@hurriyet.com.tr

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde duvara asılan bir afişin çevresinde tanıştılar. Birbirlerine aşık oldular. Hepsi okuyacak bir şeyler arıyordu ama mevcutları beğenmiyorlardı. Onlar da oturup kendi dergilerini yaptılar. Adına ‘Velvele Mecmua’ dediler. Logo olarak da ‘don’u seçtiler.

Velvele Mecmua’yı tanımak istiyoruz. Yine ortalığı velveleye veriyorlar. Herkes birden konuşuyor ve tek tek isimlerinin yazılmasını istemiyorlar.

İşte Velvele Mecmua’cılardan, Velvele Mecmua’nın hikayesi: “Aramızdan biri 8-9 ay önce ODTÜ kütüphanesi yakınlarına “Gilles Deleuze, Elif Şafak, Felix Guattari, Jean-Paul Sartre, Yılmaz Özdil, Roland Barthes, Melih Gökçek, Lucretius Carus sevenlerini kucaklıyorum” yazılı afişini astı. Sonra bu afişi beğenmeyip sökenlere karşı bantının olmadığını ve afişi sökmemeleri gerektiğini yazdı. Kimin yazdığını merak ettik. Önce onu sonra birbirimizi bulduk. Afişi indirmek isteyenlere karşı kenetlendik, bir daha da ayrılmadık. Seri e-posta ve telefon trafiğinin ardından seri halde çay içmeye başladık ve devam ettik. 

GÖRÜR GÖRMEZ AŞK

Aslında hepimizin ortak noktası, okuyacak bir şey arayıp bulamamamız. Bugün gençliğin kendisini ifade edebildiği doğru düzgün bir alan yok. Mizah duygusunu kaybetmemiş, politika seven insanlar olarak bizler, aslında gelenekçileri eleştiriyoruz. Ortak kaygılarımızdan biri bu.

Diğeri ise görür görmez birbirimize aşık olmamız. Biz okuyacak bir şey bulamıyorsak, bizim gibi düşünenler de bulamıyordur diye düşündük. Yeni bir şeyler üretelim istedik. Dergi dediğimizde okurların aklına muhtemelen edebiyat, düşünce, mizah dergileri geliyordur. Ancak dergi dediğimizde bizim aklımıza piyasanın % 90’ını oluşturan sektörel dergiler ve içeriğinden çok reklam içeren dergiler geliyor. Günümüzde yayımlanan birçok dergi insanları, tüketime yönlendirme üzerine kurulu. Buna karşıyız.

İPE ASILI DON

Velvele Mecmua, bazen tespitler ile mizah yapmaya, bazen de provokatif söylemlerimizle fiziksel çekicilik elde etmeye çalışır. Sembollerimiz var. Mesela logomuz ipe asılı don. Hepimizde olan bir şey. Görenleri vuruyor ve anında kafa karışıklığı yaratıyor. Çünkü fazlasıyla ciddiyetsiz görünüyor. Yani donun bir logo için uygunsuzluğunu kullanıp vur-kaç yapıyoruz. Bu ‘vur-kaç’ların insanlarda yarattığı karışıklık da bize göre ‘Velvele’nin tanımı oluyor. Başlarda böyle değil de en azından şimdilerde tanımımız bu oldu.

RAHATSIZ EDİYORUZ

Toplum dediğimiz şey yaşamı kolaylaştırsın diye ortaya çıkmış. Yaşamımızı zorlaştırıyorsa bir durup düşünmek gerekir. Duruyoruz, düşünüyoruz. Arka kapak çizimleri ile toplumsal sorunlara dair bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz. Örneğin, kadınları mizah dergilerinde ve televizyon programlarında cinsiyetçi espriler dahilinde, zekası küçümsenen ve aşağılanan bireyler olarak görüyoruz. Biz bunun karşısındayız. Okuru bayağı espriler ile gülümsetmektense, düşünmesini hatta üçüncü sayının arka kapağında yaptığımız gibi bir süre rahatsız olmasını tercih ediyoruz.

20 ŞEHİRDE VAR

Aylık bir yayınız. Şimdilerde İnegöl’den Hasankeyf’e, Trabzon’dan Adana’ya kadar 20 şehirde okunabiliyor mecmua. “İlk sayılarımızda kimse ne yaptığımızı çözemediğinden, pek sevilmiyorduk. Ama insanlar bizi artık anlıyorlar. Dağıtımı eşimiz dostumuz ile yapıyoruz. Gönderiyoruz herkes kendi şehrinde dağıtıyor. İlk üç sayısı ardarda çıktı. Aslında her ay çıkması gibi bir kaygımız da yok. Dergiyi hazırlarken öyle çok disiplinli bir tarafımız yok. Aklımıza gelen velveleliklerimizi yazıyoruz. Birlikte karar verip, birlikte tasarımını yapıp çıkartıyoruz.

Reklam nefreti

Çocukluğumuzda çizgi film arası reklamlara duyduğumuz nefretten dolayı reklam almıyoruz. Dolgun saçlar, bembeyaz tüller, rahat bir spor için mutlaka kullanılması gereken kadın ped’leri bizim gerçeklerimiz değil. Apartmanımıza satış elemanları giremez. Kendi ihtiyaçlarımızı reklamcılık sektöründe görmeye başladığımız zaman düşünürüz.

Kınamalı kucaklamalı velveleler

◊ Makyajsız basın açıklaması yapan pop şarkıcılarını mecmua olarak kucaklıyoruz.

◊ Yılbaşında ne yapıyoruzcuları mecmua olarak kınıyoruz.

◊ Otostop ile hacca gidenleri mecmua olarak kucaklıyoruz.

◊ Hayatında hiç Turgut Uyar okumamış Turgut Uyar’cıları mecmua olarak kınıyoruz.

Açığımızı kapatacağız

Velvele Mecmua’nın aylık çıkma kaygısı yok ama arayı biraz soğuttuk. Şu ana kadar 5 sayı çıkardık. Çünkü Mayıs-Haziran sayımızı hazırlarken Gezi Parkı direnişi nedeniyle mecmuaya pek yoğunlaşmadık. O zamandan beri 2,5 aylık bir mecmua olmaya başladık. Ama açığımızı kapatacağız.

Somali Prensi Mogadişu temsilcisi

Somali Prensi, Velvele Mecmua’da yazar. Adı Mo. Somali’den kalkıp geldi ve ne yapmak istediğimizi anladı. Mecmuayı okuyup, sevip gelenlerden. Türkiye’de bizim göremediğimiz şeyleri başka bir gözle görüyor. Mecmuanın Mogadişu dağıtımcısı. Pamukkale, Sakarya, Bilgi, Bilkent, Ankara ve İstanbul Teknik üniversitelerinden yazarlarımız var. Konularımız sadece üniversiteyle, kampüsle ilgili değil. Merkezci bir yapımız yok. Zaten bundan sıkılıp çıkarıyoruz Velvele’yi. O yüzden herkesi ilgilendiriyor diyebiliriz. 

Çizim süs değil

Mecmuadaki yazıları çizimlerle desteklemeye çalışıyoruz. Çizimleri süs olarak kullanmıyoruz. Çizimlerle yazıların bilinç akışına katkıda bulunuyoruz. Hem çizim hem yazı iletişim aracı sonuçta. Kucaklama ve kınama kelimesini çok kullanıyoruz. Çevremizde olanlardan çıkıyor dergi. Olayların bazılarına sahip çıkarken, bazılarına sahip çıkmıyoruz.

 

Yorum Yaz

Yorum yazmak için lütfen giriş yapın

Yorumunuz alınmıştır. İlginiz için teşekkür ederiz.
Hukuki sorumluluklarımız gereği yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.



Öğrenmek istediğiniz her konu ile ilgili sorularınızı paylaşın. Başkalarının öğrenmek istediği konularda bilginiz varsa soruları cevaplayın.
MEVCUT AÇIK SORULARI CEVAPLA
Bilgini paylaş, diğerlerine yardımcı ol, en doğru cevabı ver, puan kazan.
CEVAPLANMIŞ SORULARI İNCELE
Mevcut sorulara verilmiş en doğru cevapları incele, bilgi sahibi ol.